Bilim bir 'gerçekler listesi' değil, bir bilme yöntemidir
Çoğu insan 'bilim' deyince kalın ders kitaplarını, formülleri ya da laboratuvar önlüklerini düşünür. Oysa bilimin özü bir bilgi yığını değil, bir bilme yöntemi ve topluluk kültürüdür. Bilim, dünya hakkındaki iddiaları sistematik biçimde toplanan kanıtla, açıkça belirtilmiş yöntemlerle ve başkalarının denetleyebileceği bir şeffaflıkla sınar. Bir iddiayı 'bilimsel' yapan şey, iddianın içeriği değil, nasıl gerekçelendirildiğidir.
Bunu somutlaştıralım. 'Bu ilaç ateşi düşürür' cümlesini üç kişi söyleyebilir: mahalledeki bir komşu ('bize hep iyi geldi'), bir reklam ('doktorların tercihi') ve bir araştırmacı ('rastgele atanmış 600 hastada, plaseboya kıyasla ortalama vücut sıcaklığını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşürdü'). Üç cümlenin sözcükleri benzer; ama yalnızca sonuncusu, başkasının tekrar edip sınayabileceği bir kanıt zinciri…